PARTIYA DEMOKRAT´A KURDISTAN - XOYBUN

PDK - XOYBUN



TC ve PKK BİRLİKTELİĞİ


Dilbirîn Omarî


Bu günlerde Güney Kurdistan da olağan üstü bir hareketlilik gözlenmektedir. Bu hareketliliği tertipleyenler TC ve PKK ikilemidir.Bu güne kadar PKK tarafından sık sık gündeme getirilen ‘Bahar Atılımları’ ve bilindiği üzere PKK nın ‘Bahar Atılımları’ halkımıza neye mal olduğunu her kesçe bilinmektedir.

TC Başbakanı Bülent Ecevit ABD dönüşünden sonra Irak celladına bir mektup gönderdiği tüm dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir. Ecevit mektubunda ‘’ ABD nın Irak’a olası bir saldırısı sonucu Kuzey Irak ta Bağımsız bir Kurt devletinin kurulacağını ve bu devlet Türkiye’nin milli menfaatlarını tehdit edeceğini vurgulamıştı. Halbuki Kürdistan Demokrat Partisi genel Başkanı sayın Mesut Barzani bir çok vesileyle bu konuya defalarca açıklık getirmiştir. Güneyde Kurt Halkının ve Kürt Federe yönetiminin istekleri çok serih ve nettir. Irak bütünlüğü içinde Federasyon dur.

Bay Ecevit ve benzerlerinin sık sık gündeme getirdikleri Bağımsız Kürt Devleti şavşaralarının altında başka gerçekler yatmaktadır: Bu gün ülkemizin güney parçasında 1991 den sonra meydana gelen olumlu gelişmelerden sonra kurulan parlemento ve hükümetin, komşularına örnek olacak şekilde uyguladıkları –olanaklar çerçevesinde- Demokrasi ve Güneyde yaşayan diğer azınlıklara tanınan hakların komşu ülkelerin yöneticilerinin yüzlerine bir şamar vurulduğundan dolayıdır ki rahatsız olmaktadırlar. Guney Kurdistanda oluşan bu olumlu ortamı ve birlikte yaşadıkları Kürt, Kıldani, Aşuri, Ermeni ve Türkmenlerin ve bu kardeşlik ortamını ortadan kaldırmak için, yeni plan ve oyunlar tezgahlamaktadırlar.

Makalenin başında vurgulanıldığı gibi TC ve PKK ikilemi birlikte yeni oyunlar peşinde oldukları veya daha önceden tezgahladıkları oyun ve planlarını hayata geçirmek için beraberce sıfır saatini tesbit etmektedirler.

Abdullah Öcalan avukatları aracılığıyla PKK Başkanlık Konseyine gönderdiği mektuplarında ‘’ Siz orada devlete tehdit yerine, devletin güvencesi ve sigortası olmalısınız’’ ve sizden istenildiği gibi hareket etmelisiniz’’... Abdullah Öcalan’ın bu direktifleri çok açıktır.Kendi kuvvetlerine ‘’Güneyde oluşmuş Kürt Yönetimi , Türkiye' ye bir tehdit unsuru haline gelmiş ve Devletimiz –TC- bundan rahatsız olmaktadır. Bu oluşumu ortadan kaldırmak için devlete TC- istenildiği gibi yardımcı olmalısınız’’ demektedir.

Son günlerde TC devletinin Adalet bakanlığınca hazırladığı ‘’Pişmanlık yasa tasarısında’’ PKK nın yöneticilerini de kapsamına alacak şekilde hazırlandığını görsel ve bası yayın organlarıyla duyurdular. Bu duyuru, aynı zamanda bundan yaklaşık bir yıl önce MED-TV aracılığıyla Osman Öcalan ın isteklerine cevap olduğu da kesindir.

Son günlerde ve güvenilir kaynaklarca doğrulanan MİT ve PKK yöneticileri Metina dağında defalarca buluştukları tespit edilmiştir...Bu görüşmelerden iki sonuç çıkmaktadır:

a- KDP ile bir çatışmaya girilmesi,yavaş yavaş geri çekilerek Türkiye ye giriş yapılması ve kamuoyuna da ‘’Barzani bize saldırdı, TC ye teslim olmaktan başka çaremiz yoktu. Böylece Kuzey ve Güney Kürtleri arasında düşmanlık yaratılmak istenmektedir.

b- KDP yi TC ye tavizler vermeye zorlaması.




17. 04. 02